Devir ve sözleşme
Bedel alacağımı devrettikten sonra taşınmazı da başka kişiye sattım; iki alıcının iddiası hangi tarihe ve kapsama göre ayrılır?
İlk alıcı para alacağını, ikinci alıcı taşınmazı devralmış olabilir; bu iki işlem aynı hak üzerinde yapılmış iki satış sayılmaz. Bu nedenle yalnız “son alan kazanır” veya “eski tarih her zaman üstündür” diye karar verilmez. Alacağın ne zaman ve kimin lehine doğduğu, devir belgesinin hangi bedeli kapsadığı ve taşınmaz satışının geçerli olup olmadığı birlikte incelenir.
Alacağın sözleşmeyle devri kural olarak yazılı yapılır; kanundan, sözleşmeden veya işin niteliğinden doğan engeller saklıdır. Taşınmaz devri ise ayrı şekil ve tescil kurallarına tabidir. Özellikle mahkemenin Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine göre yaptığı tebligat, davet veya ilanen tebliğden sonra taşınmazın başkasına devri yasaktır. Bu yüzden ikinci satışın tapuda görünmesini, özel yasağın artık araştırılmayacağı anlamında kullanmayın.
Devir belgesini, satışın resmî senedini, eski-yeni tapuyu, dava ve tebligat tarihlerini, bedel hükmünü ve borçlu idareye yapılan bildirimleri bir zaman çizelgesinde toplayın. Devreden kişiye gerçekte ait olmayan alacak sırf belge düzenlenmesiyle kazanılmaz; geçerli olarak devredilmiş mevcut para alacağı da sonraki taşınmaz satışıyla kendiliğinden ikinci alıcıya geçmez. Borçlunun devirden habersiz iyiniyetli ödemesi ayrı sonuç doğurabilir. Alacağın kime ait olduğu çekişiyorsa ödeme ve tevdi koşulları mahkemede açıklığa kavuşturulmalı; banka iki sözleşmeyi görerek kendi başına hak sahibi seçmemelidir.
Bu konuyla ilgili bize ulaşın
Soru başlığı mesajınıza eklenir. Mesajı WhatsApp’ta kendiniz gönderirsiniz.